DMEDD
Aylık Bülten
Faaliyetler
Bilgi Kaynakları
Bizden Bize
Notlar
Haberler
Teşekkürlerimizle
Fotoğraflar
 
e-postanızı ekleyin
Lütfen resimdeki rakamları yazın:
Zeynep Ersavcı
 

İLKLER'LE İLGİLİ KÜÇÜK NOTLAR

İLK TAYİN YERİNİZ BELLİ OLDU: Eş olarak artık şahsınızda da bir ülke temsil edilecek

(Eş derken—sayıları gittikçe çoğalan erkek eşleri de dahil etmek gerekir. O konuda bir erkek eşin görüş ve tecrübelerini yansıtması doğru olacaktır).

Aşağıdaki görüşler tamamen şahsidir. 1973-2004 yılları arasında olumlu sonuçlar aldıklarımdan, mesleğin başındaki eşlere tecrübe aktarımı düşüncesi ile derledim. Herkesin serüveni farklıdır ve tecrübeleri de öyle olacaktır. Karakterimiz kaderimizi belirler. Kişi her gittiği yere önce kendini götürür. Yaşam detayları da bu yüzden kişiye özeldir. Bir daha mümkün olsa aynı hayatı yaşarmıydım sorusuna ‘Evet, zorlu ve yıpratıcı tarafları çoktu ama tekdüzelik hiç olmadı' derdim. Belki de başka türlü bir hayatı bilmediğimdendir.

Dışişleri Bakanlığı atamaları genel olarak iki ay kadar önce tebliğ edilir. Bu heyecan ile beklenen bir sürenin sonu olduğu için kendinizi rahatlamış; beklentilerinizden çok farklı bir yer söz konusu ise de düş kırıklığı içinde olabilirsiniz. Ama bu iki ay sizin tayin yerinizdeki ilk gününüzü, tayin sürenizi nasıl değerlendireceğinizin en temel hazırlanma ayları olacaktır. Hayıflanma veya sevinç rehavetlerini bir kenera bırakıp hemen vaktinizi program yapma ve organizasyona ayırın.

İlk iş ne yaparsınız? İlk iş tayin yeriniz ile ilgili bilgi toplamaya başlarsınız. Hem bakanlığın hazırladığı post report' lar hem de diğer büyükelçiliklerden temin edeceğiniz raporlarla başlayın işe. Misyon şefi kim-misyonda kimler var- gibi konular daha ziyade eşinizin uğraş konusu olacaktır. Misyon şefi evli ise eşine kendinizi tanıtan bir nezaket mektubu hazırlayın.

Çalışan eşler kendi kariyerleri ile de ilgili önemli kararlar alma durumundadırlar. Çalıştıkları iş yerlerinden bir süre izin alınması, maalesef bazan tümden ayrılınması, veya gidilen ülke ile halihazırda karşılıklı anlaşmalar mevcut ise, çalışma olanaklarının araştırılması da gerekecektir. Gelecekte AB normları çerçevesinde eşlerin mağdur olmaması yönünde alınan kararların bize de uygulanacağını ümit edelim.

Çocuklar varsa, onların eğitimi hiç şüphesiz ajandanın en başına oturacaktır. Okul seçimi konusunda araştırma, artık internet vasıtası ile çok kolaylaşmıştır.

Sorulara devamla, gideceğiniz ülkede ne dil konuşulur? Bilmediğiniz bir dil ise kısıtlı bir zamanda hızlandırılmış bir kurs alacak vaktiniz olabilir mi? (Hiç olmazsa iyi bir sözlük ve günlük konuşmaları içeren bir kitap edinebilirsiniz) Eye Witness yayınlar serisinde yeni postunuz ile ilgili tarih, kültür, dil, örf-adetleri sevimli ve etkili bir sunuşla bulabilirsiniz)

Yeni postunuz, Ankara'da temsilciliği olan bir ülke ise, telefon veya bir nezaket ziyareti ile ilgili kişilerden broşür/ kitap edinebilirsiniz. Bu hareketiniz, karşı tarafta sizin ilginize memnuniyet uyandıracaktır. Genç katipler ile kuracağınız dostluklar, yeni postunuzda size hazır bir arkadaş çevresi bile garanti edebilir. Siz de aynı davranışı yabancı diplomatlar için yapmalısınız. Zira şehrinizde sizin de bazı arkadaşlarınız yabancı diplomatlar ile dostluk kurmak isteyebileceklerdir.

İklim ve yöresel örf-adetler nelerdir? Bu sorunun cevabı sizin gardrobunuz ile ilgili hazırlıklarınıza yardımcı olacaktır. Bu konuda daha önce orada bulunmuş kişilerin tecrübelerinden yararlanma yönüne gidin. Örnek olarak, Avrupa çok sade şıklığı tercih ederken, Güney Amerika frapan şıklığı sever. Tutucu ülkelerinin joker giyisisi ise pantalon takımdır. Zira, kolsuz elbise veya dizi açıkta bırakan bir kıyafet ile kendinizi bir toplantıda tek başına kalmış bulabilirsiniz. Bu konuda, batılı diplomat eşlerinin yöresel örf ve adetleri öğrendikleri mecburi bir kurs aldıklarını duymuştum. Eğer daha temkinli olmak istiyorsanız, temel gereksinimlerinizi karşıladıktan ve yerel havayı gördükten sonra gardrobunuzu tamamlama yoluna gidin.

Giyim sosyolojik olarak işaret ve semboller konusuna girer. Siz giyiminiz ile ağzınızı daha açmadan karşı tarafa kendiniz ile ilgili bir çok mesaj verirsiniz. Giyim stilinizi, zevkiniz ve yöresel adetlerin kendi lehinize ağır basacak bir sentezi ile belirleyin .

Ev toplanacak, eşyalar ya beraberinizde gidecek, ya elden çıkarılacak veya depolanacak. Bu konuda da misyonunuzdaki meslektaşlarınızdan bilgi alabilirsiniz. Üstelik internet çağında bu bilgi size anında ulaşacaktır. (Gitmesi gerekenler konusu eşler arasında ciddi anlaşmazlıklar da yaratır, ayağınızı sıkı basın)

Hemen bu organizasyonlara başlarsanız size internetin başına geçip postunuz ile ilgili her türlü bilgiye ulaşmak için epey zaman kalacaktır. Çarpıcı detaylar öğrenin..Yeni postunuzdaki siyasetçiler, sanatçılar, edebi şahsiyetler, müzisyenler gibi.. Kimse sizinle small talk yaparken yüzölçüm konuşmayacaktır. Övündükleri romancıların adını bilmeniz veya tarihi bir olaya atıfta bulunmanız size epey puan kazandıracaktır.

 

TÜRKİYE İLE İLGİLİ HERŞEY

Bilgi kudrettir .

Profesyonellik ve iyi gözlemcilik

Süper eşlerin görev sorumlulukları yeni yaşamlarında onları pek rahat bırakmayacaktır. Kuvvetli (bir) lisan(lar) ve genel kültür konusunda kendinize yapacağınız yatırım, hem sizi başarılı bir temsilci yapacak, hem de ilginç insanların dostluğunu aradığı kişiler klasmanına sokacaktır. Protokol dışında, kişiliğiniz ve kültürünüz ile çok genç yaşlarda çok önemli bir sosyal çevre içerisinde kendinizi bulabilirsiniz.

Dış politikada devletinizin resmi görüşlerini iyi bilmek önemlidir yanlız her şeyi, her yerde aktarma konusunda çok çok dikkatli olmalısınız. Medyadan takip ettiğiniz karşı görüşleri illa paylaşmak zorunda da değilsiniz. Gözlemlerime göre, bilinçli diplomatlar yalan söylemeden, gerçekleri çarpıtmadan, güzel manevralar ile ülke çıkarlarını kendi şahsi görüşleri üstünde tutarlar. Ülkenizde dostlarınız ile yaptığınız tenkitleri yabancılarla paylaşmak zorunda değilsiniz. Siz ülkenizi ve devletinizi temsil ediyorsunuz. 30 yıllık bir ‘eş' olarak, davetlerde çok sıkça başlangıç yemekte sağımda oturan kişi Kıbrıs meselesini sorarsa, solumdaki Ermeni meselesini irdelerdi. Ana yemek sırasında belki biraz Kürt meselesi açılır, azınlık hakları, Türkiye'nin ne kadar Avrupalı olduğu tartışılır. Arada size iltifat gibi söylenmiş hakaretlerin en büyüğü sallanır. ‘Ama bütün Türkler sizin gibi değil ki' veya ‘Siz tip olarak hiç benzemiyorsunuz'gibi. Gelişmekte olan ülkeler grubundaki Türkiye dünyada bir çok ülkeden çok daha büyük bir nüfusa sahiptir. Kentli-köylü ve yöresel fiziki farklılıklar da gösterir. Buna karşın, çeşitliliğimizle hepimiz ülkemizin gerçeğiyiz. Yemek sonunda tatlıya başlarken ise artık sizin veya karşı tarafın insafına kalmış konular açılır. Ne de olsa super eş insan ilişkilerinde‘bağcı dövmek değil, üzüm yemek' prensibinde olmalıdır. Tatlı ve dostane bir finale gerekir. Dolayısıyla onlar ‘İznik Çinileri' ‘tarihi şehir Istanbul, Türk Riviyerası Antalya gibi konular açarlar siz de karşı tarafın hoşuna gidecek olumlu görüşlerinizi sıralayarak bitirirsiniz...Ben şahsen, ortak tarihi ilişkileri, müzik, sanat ve kadın hakları konuları konuşmayı severim.

Siz süper eş olarak hem tarih, hem siyaset, hem turizm, hem sanat, hem aktualite konuşabilen, en safça/cahilce veya hınzırca yöneltilen sorulara hiç sinirlenmeden - işin ciddiyetinden ödün vermeden- biraz da bu düzlemin keyifini çıkararak, görüşlerinizin karşı tarafa aktarılması için elinize geçen bu fırsatı çok iyi değerlendirmelisiniz.. Onu iyi kullananın. Ülke halkının ülkeniz ile ilgili peşin hükümlerini, Osmanlı İmpratorluğu sınırlarına dahil ülkelerin size bakışlarını, kızsanız dahi, çok iyi öğrenin. Siz de karşı argümanlarınızı öne sürme hakkınızı kullanın. İngiliz saray geleneğinde yemek davetlerinde hastalık ve din konuşulması hoş karşılanmaz. Bir çok ülke protokolü gereği de bu kural uygulanır. İyi bilmediğiniz bir konu da ise konuşmadan kaçınmak doğru olacaktır.

En yanlış ve sevimsiz davranışlardan biri bulunduğunuz yeri kendinize layık görmemek ve küçümsemektir. Bu profesyonelliğe hiç yakışmayan davranış sizi tam tersine küçültecektir. Rolleri değiştirerek kendinizi o ülke vatandaşı veya makamının yerine koyun. Sizin ülkenizi küçümseyen, aşağılayan bir tutum içindeki bir yabancıya karşı ne hissedersiniz?

 

YENİ POSTUNUZDA İLK GÜN

Süper eş yeni postu ile ilgili bilgileri cebinde (hatta elinde yeni taşındığı şehrin planı demirleme noktası sefaret adresi işaretlenmiş olarak) otel odasında ilk uyandığında kendisini kökleri saksıdan sökülmüş yeni saksıya dikilmemiş bir bitki gibi hissedecektir. (Telaşlanmayın, bu his seneler geçse de her yeni tayinde aynı olacaktır)

İlk olarak şehri nasıl öğreneceğini, en kısa zamanda ev bulmayı, çocugu varsa okul durumunu, eşyalarının kırıksız, en kısa zamanda eline ulaşmasını-- ama ev bulmadan ulaşmamasını , bankada hesap açmayı, ulaşımı, nezaket ziyaretlerini, para birimini, belki de yeni bir yabancı lisanı düşünüp yoğun bir kitlenme hissine kapılacaktır..Zira bu sayılanların hepsi, hep beraber ilk gün karşınıza sıralanacaklardır. Kendinizi hiç üzmeyin. Yeni yaşam yerinizdeki birinci ay ile altıncı ay arasındaki farka siz bile inanamayacaksınız! Gene de bir mecmua veya roman alıp doğru yatağınıza dönüp, dışarı işlerini bir ertesi güne erteleyebilirsiniz..(Bu da sizin, --hiç olmazsa bir süre için-- belki de en son lüksünüz olacaktır)

Bu süreci bir macera gibi de düşünün, zaten adrenaliniz de size yardımcı olacaktır. Yeni yaşamınızın mimarları kendinizsiniz, vereceğiniz kararların patronu da.. Ailelerinizden uzakta ilk kez yetişkin hayatın tüm sorumluluklarını fakat beraberinde de keyfini yaşayacaksınız.

Öncelikle misyondan yardımınıza çok kişi koşacaktır. Yardım istemekten çekinmeyin, çocuklar gibi her konuyu merak edin ve sorun, notlar alın.. Heyecanınızı kaybetmeyin. Heyecan kelimesinin İngilizcesi Enthusiasm etimolojik olara enteos'dan gelir, yani tanrıyı içinde hissetmek. Kişi heyecan duyarak yaptığı her işi iyi yapar yorulmaz ve başarılı olur.

 

İLK DAVET

Ahh ilk davet! Bir mekana giriyorsunuz ve etrafta hiç kimseyi tanımıyorsunuz. İlk ne yaparsınız: Ben hep eşime dönüp ‘Bana şu anda çok iyi davran zira benden başka tanıdığın kimse yok!' derim. Endişelenmeyin, oradaki herkesin en azından hayatında bir kez yaşadığı bir tecrübe yaşıyor olacaksınız. Siz yeni gelen olarak, diğerlerinin kurulu düzenine girmek için çaba sarfetmelisiniz. İlk başta sizin onlara ihtiyacınız var. İlk adımlar sizden gelecek. Kendinizi tanıştırarak (hemen kartvizitinizi de ellerine tutuşturarak) başlayın işe.. Tanıştığınız kişilerin de ismini muhakkak öğrenin. Hemen ismi ile hitap etmeye başlayın ki kişinin isim ve yüzü birbirine yapışsın! Kartlarını aldıysanız, daha sonra üzerine o kişiyi hatırlatan küçük notlar düşün. İlk aylarda tanışma konusunda fazla seçici olmamaya bakın ki daha sonra kendinize daha yakın kişileri aralarından ayıklayabilesiniz. Kantite sizi kaliteye götürecektir.

Her davetin günlük ortak bir teması vardır, önemli bir politik gelişme gibi. Tabii ki girdiğiniz gruplarda size çok yabancı konular ile de karşılaşacaksınız. Sessiz dinleyiciler daha iyi duyarlar. Konuyu iyi dinleyip anlamaya çalışın. Zamanla eşinize çok önemli bilgi transferleri de yapacaksınız.

 

EVDE İLK DAVET

İyi hazırlık, bol çiçek ve uygun müzik

Evdeki bir dolu eksikle yaratıcı olun. İyi gözlemleyin. Kimler, neler yapıyor.. Ama davetlerinizi kendinize özgün bir biçime yapın. Mesleğin başında hiç birimiz mükemmel davetler vermedik. Allahtan tam mükemmel nedir onu da bilmezdik. Ama çok eğlenceli, samimi toplantılar düzenlerdik. Sosyal bakımdan aktif olmak esasen –yemek-içmek–eğlenmek'in yanı sıra daha rahat bir ortamda çok önemli sorunların halledilmesi için iyi bir düzlemdir. Dostluklar kurulur, meselelere bazan inanılmaz bir hızla çözüm bulunur.

Kendinizi iyi programlayın. Küçük ve üstesinden gelebileceğiniz davetler verin. Önce yakın dostlarınızla başlayın. Protokol kitabınızı elinizin altında tutun. Protokol size en kolay çözümleri sunar ve kararsız bırakmaz. Bir kez iyice öğrenirseniz hayatınızın ne kadar kolaylaştığını görürsünüz.

Zaman içerisinde tabak-bardak-çatal-bıçak -bunların gücünüzün yettiği en iyilerini almanızı tavsiye ederim. Orta karar üç takım yerine bir gündelik, bir resmi davetler için iki takım yetecektir. Üstelik bunları küçük gruplar halinde yavaş yavaş da alabilirsiniz.

 

ÇOCUĞUNUZUN YENİ OKULUNDA İLK GÜNÜ

Süper eşler bilirler ki evdeki değişimle ilgili esen hava çocuklarda daha abartılı bir şekilde çıkacaktır. Olumlu ise çok olumlu, olumsuz ise---- Problem !

 

Yurtdışı:

Okulla ilgli edinebileceğiniz her bilgiyi önceden çocuğunuza sunun. Gerçekçi olmak gerekirse, kurulu düzene giren yeni gelenin bir dolu eksiği ama bir dolu da artıları olacaktır. Bunları eksi artı yerine farklılıklar olarak belirtin. Önceden okulla çok iyi ilişkiler kurun, bir yaz okulu veya lisan kursu varsa onlara kayıt ederek daha çocuğunuzun sakin bir ortamda okula alışmasını sağlayın.

Çocuklar farklılıklar konusunda çok acımasızdır. Kısa ama yıpratıcı bir dönemden sonra aynı hızla bir bakacaksınız çocuğunuz okulun tabii bir parçası haline gelmiş. Ama bu geçiş döneminde çocuğunuza ilginiz her zamankinden daha fazla olmalı.

 

Eve dönüş mü?

İlk soru hani öteki yer evdi? Üstteki paragrafın aynı eve dönüşte de yaşanacaktır.. Bu arada çocuğunuz değişik bir eğitim sisteminde ve lisanlarla gene farklı birisi olmuştur. İlgi alanları, oyunları bile farklılıklar gösterecek. Ne yapmalı? Pragmatik olup, telaşlanmayıp çözümler arayacaksınız. Ek dersler, öğretmenler ile iyi ilişkiler gibi. Bu konu da ben kibarca öğretmenlere almak zorunda oldukları pedogojik formasyon belgelerini hatırlatırdım. Ve kendilerine bir misyon yüklerdim. Çoçuğumuzun ülkesine alışması, sevmesi, öğretmenini sevmesi ile başlayacaktır.

 

Bu süreçte süper anne arada kendisini, kapı arkasında, gizlice bir kaç göz yaşı dökerken de bulacaktır.

MİSYON ŞEFİ EŞİ (SEFİRE)OLARAK İLK GÜN

Aradan onlarca yıl geçti ve işin başında hiç gelmeyecek gibi görünen gün geldi çattı. Bu dönemin bir sonun başlangıcı olduğu için biraz hüzünlü bir yönü de vardır. İlk gün, Sayın Büyükelçi kançılaryaya hareket etti. Birden ‘Ham'fendi aşağı ‘ham'fendi yukarı gözlerinizin içine bakan bir grup insanla beraber kaldınız.

Kendinizi bir şirketin sahibi gibi değil yeni atanmış bir yöneticisi gibi görün. Yanlız çok önemli bir fark: Bir devlet memuru eşi olarak, devletin size bahşettiği konutta, diğer devlet memurları ile ortak bir hayata başlıyorsunuz. Kararları siz alırsınız ama uygulayanlar diğerleri olur. Orada her kişinin bir görevi vardır ve aksadığı zaman ekibin tüm performansını etkiler. İlk önce kendi tarzınızı üstelemeden, personelin tecrübelerini öğrenin. Tıpkı staff meeting gibi masa başı toplantıları ile kendilerine değer verin. Aileleri ile ilgilenin, mümkünse, yaşadıkları mekanları görün. Hijyen, kıyafet, konuşma/hitap, servis, telefon gibi konularda gerekirse eğitin. Daha sonra her birine görev tanımı listesi dağıtın. Personelinizi takım ruhu ile hareket etmeye motive edin ve en mükemmel servisi isteyin. Siz de aktif bir şekilde kontrol edin. Son söz adil ve takdir eden biri olun. Gösterdikleri çabalardan dolayı edeceğiniz bir teşekkür arkasından gelen eleştirinizi yapıcı kılacaktır. Başarıları tüm ekibiniz ile paylaşın. Göreceksiniz ahenkli bir takım çalışması ile mucizeler bile yaratılabiliyor.

 

DEVLET BAŞKANLARI I/KRALİYET AİLESİ/DİNİ LİDERLERLE KARŞILAŞMA

Protokol, giyim ve hitap konularına titizlik gösterin. Konuşmadığınız bir lisan ise bir iki cümle ezberleyerek küçük jestler yapın.

 

DAVET MÖNÜLERİ

Katip Eşi Olarak Bir Davet Bonn 1975

•  Salata yaprakları üzerindeVinegrette soslu Avocado

•  Soya sosla sote edilmiş tavuk, mevsim sebzeleri ile (ince kesilmiş havuç, fasülye ve patates, tereyağ ve ince kıyılmış maydanoz

•  Pilav --piştikten sonra kek kalıbına konarak kalıplanmış, üstüne bol dereotu ile biraz kırmızı pul biber serpilmiş

•  Meyva salatası –Sosu: Portakal suyu, limon, bal tarçın ve limon kabuğu rendesi ile

Beyaz şarap

Kahve, Çikolata/likör

 

Müsteşar Eşi Olarak Bir Davet Washington 1984

•  Roka salatası yaprakları üstünde küçük bir kap ile kalıplanmış Çerkez tavuğu

•  Ekmek tabağında Grissini, Wasa ekmeği (icabında sürülebilmesi için)

•  Beef Wellington, zeytinyağ, Balsamik sirke, sarımsak soslu ızgarada kızarmış patlıcan, kırmızı biber (ızgara işlemini dibi çizgili kızgın tavada da yapmak mümkün)

•  İncir tatlısı (kara şeker ve Pernod ile hazırlanmış, ceviz ile servis)

Beyaz ve Kırmızı şarap

Kahve-çikolata, Yasemin çayı, likör

 

Sefire olarak Bir Davet (Bir bakan ziyareti için hazırlanmış bir öğle yemeği) Dublin 1998

•  Roka salatası yaprakları üzerinde Talaş Böreği

•  Limon soslu Şişte Monkfish , haşlanmış sebzeler ve fırında patates ile

•  Kavunlu Sorbet nane yaprağı ile

•  Saray usulu İrmik Helvası (küçük yuvarlak toplar haline getirilmiş, üstüne küçük bir parça krem şantiye ve kuru mürdüm eriği parçaları ile servis

Kırmızı, beyaz şarap

•  Kahve-çikolata, papatya, yeşil çay veya yasemin çayı, likör

Zeynep Ersavcı

 
05.06.2006
 

 

 
DUYURULAR
DMEDD 2010-2011 Eğitim Yılı Burs Duyurusu

• Bu yıldan itibaren DMEDD, yeni burs müracaatları ve devam
eden eski burslar için form doldurma uygulamasına başlamıştır.
Formlar DMEDD sekreteryasından veya web sitesinden

07.05.10
200üncü Yılında R. Schumann Konseri

    26 Mayıs 2010,

07.05.10
 
 

Eğitime Bağışlarınız için:

İş Bankası
YTL hesabı:
4242 310141
USD hesabı:
4242 339842
Avro hesabı:
4242 356413